Yazarlar Sözlük Makaleler Yardım Masası Gözlük Forum İstatistik

Tüm Başlıklar XML

1.  Cumartesi günü CNN, BBC gibi yurt kanlarını tüm öğleden sonra izleme fırsatı buldum. Ve farkettiğim bir hususu paylaşmak istedim.

Bu kanallarda yoğun bir şekilde belgesel, robotik veya tıpla ilgili programlar yayınlanmaktadır. Bu kanalların muadili türk ulusal kanallarında da envai çeşir eğlence programı, acayip acayip herhangi bir tarife uymayan bir sürü saçmalık yayınlanmaktadır.

Batı ile aramızdaki ciddi farklardan biri, bu konulara verdiğimiz önem...

Discovery veya National Geografic gibi kannalarla karşılaştırılabilecek bir kanal ülkemizde zaten yok! Ve çoğu ağızlarımız açık bir şekilde, ana ana ana sözcükleriyle izliyoruzdur adamların yaptıkları işleri, veya doğa çalışmalarını...

Birileri bilim-teknik adına müthiş işler yaparken benim ülkem, a partisi, b partisi, c ideolojisi, d grubu, e platformu, f kanunularıyla boğuşuğ duruyor, enerjisinden, geleceğinden çok şey kaybediyor.
haydar
19 Haziran 2006 10:16
2.  Olay sadece bilimsel yapıtlarla da ilgili değil. CNBC-e de yayınlanan diziler var mesela. Üniversitede okurken, arkadaşlarım internetten indirip, bütün sezonlarını izliyorlardı. Önceleri soğuk baktığım bu dizileri biraz izleyince, adamların eğlence için yaptıkları dizilerde bile ne kadar ince espriler düşündüklerini ve tavırlarının ne kadar "doğal ve gerçek" olduğunu görünce hayran kalmıştım.

Bizim tarihi ve kültürel değerlerimizi anlatan yapıtlar dışında (o da kültürel zenginliğimizden kaynaklanıyor) eğlenmek için yaptığımız programlar bile yapmacık ve taklitten ibaret kalıyor. Bari eğlence programları adam gibi olsa ya.

Ulusal medyanın ne ile uğraştığını ve neyi amaçladığını anlamak çok zor. Ama bu sadece medyadan kaynaklanmıyor sanırım. İnsanlar da ne istediğini bilmeli ve bu konuda medyayı yönlendirmek için çaba sarfetmeli. Televizyonu söve söve izleyen çok insan gördüm. Kardeşim madem sövüyorsun, beğenmiyorsun, değiştir kanalı, kapat Televizyonu olsun bitsin.

Bir de güzel şeyler olmuyor değil tabi. Örneğin bugün yayına başlayacak olan "Mehtap TV" sadece kültürel yayınlar yapma, TV karşısında vaktini boş geçirmek istemeyenlerin tercihi olacak bir kanal olma iddiasıyla ortaya çıkıyor. Bakarsınız bu tür kanallara rağbet artar da, millet de TV adı altında kirlilik izlemekten kurtulur.
rONin
19 Haziran 2006 10:32
3.  Can Dündar'ın bir yazısı var. Bu konunun altına yapıştırmak için çok uygun:

Çukurun dibinde...

Kibri, vicdanından büyük Mehmet Ali Erbil'in... Merhameti, kabiliyetinden az...

Üzerine sahte bir rahmet gibi yağan sahne ışıkları gözünü öyle kör etmiş, insafını öyle köreltmiş ki, maskotunun tumanını taammüden indirip onu donsuz, uluorta rüsva ettikten sonra kıkırdayarak, "Yakaladı mı kamera?" diye sorabildi. "İş kazasıdır; canlı yayın cilvesi" diye omuz silkebildi. Bir nedamet emaresini bile sadık Hilmi'sinden, seyircisinden esirgedi. Belki de bu vurdumduymazlıktır, onu gösteri dünyasının kral tahtına oturtan, devirdiği çamların üstünden gamsız atlatan, "Oldu bir kere, bir sonraki işe bakalım" diye rahatlatan... Yoksa sızlayan bir yürek, servete boğulsa da, kendi yarattığı trajediye kolay katlanamaz. Merhamet ile mülkiyet kolay uzlaşamaz.

Yoksulluk her erdemi yer.

Ama görünen o ki varsıllık da erdem kâsesinden besleniyor. İnsan paranın sahtesini yaptığı gibi, para da insanın sahtesini yapıyor. Ama öyledir diye, son skandalı da hafızamıza gömmemeliyiz; tersine bu rezaletten Erbil'in çıkaramadığı dersi söküp çıkarmalıyız. Evet, bu bir "yol kazası"dır. Susurluk da sistemin yol kazasıydı. Ve o kaza birikmiş cümle cerahati döktü ortaya... Gevrek kahkahalar eşliğinde aşağı çekilen o pantolonun altından çırılçıplak sergilenen de artık miyadını doldurmuş ve bu topluma pahalıya mal olmuş bir yayıncılık zihniyetidir; ki Erbil'in seviyesinden başlar, onu istihdam edip şişirenlere dek tırmanır. Her gece hem vah vahlayan hem alkışlayan seyirci kitlesinin hayranlığından beslenip tekrarlanır.

İnce hicivle yola çıkıp kaba saba soytarılığa dönüşmüş bir eğlence düşkünlüğünün bataklığındayız artık... Pespayelik çukurunun dibindeyiz. Öyle bir mezbaha ki kurulan; kurban edilenlerin cellatları da kurban... Cellat, çaresizliğin son kertesinde kendisine hayranlık duyan fukaraya, sakata, naçara takla attırıp nafile yalvartarak eğlenirken, onun celladı da onun taklalarını izleyip eğleniyor. Ama unutmayın: "Yoksulların gözleri" bu hunharlığı izliyor. Elbet bir gün yol, kazaya doyacak. Ve muhtemelen o gün indirilen, sizin pantolonunuz olacak.
fizikci
19 Haziran 2006 10:39
4.  Bence rONin çok güzel dedi, tv'yi söverek izleyenden daha ahmak kim olabilirki.
İzleyici seçci olamıyor bu ülkede. Yorgun argın eve geldikten sonra yapmayı istediği tek şey, tv'nin karşısına geçip, eğlenmek, bide dahada yorulmak yorulmak.
Programlarda toplumun çoğunluğunun seviyesine göre oluyor doğal olarak. Yanlız bu iş çığrından çıkacak bence. Erbil gibi ahmalklar dahada azıp, cinsellik adına çok daha ters işler yapacaklar bence.
Özgürlük denince cinsellik anlayan bir sürü koca kafalı insanlar var aramızda.
haydar
19 Haziran 2006 10:53 ~ 23 Haziran 2006 09:03
5.  haydar idolojin ne kadarda sırıtıo aşırı derecede muhafazakrsın kaybolmuşsun o yumurta büyüklüğündrki dünyanda, cümlelerin o kadar kendini beğenmişki kusasım geldi, bir müslüman kibirli olmaz o kadar kibirlisinki aklıma bizim mahhalledki yahudi bakkal geldi
aydinjons
11 Ekim 2006 19:54
6.  Türk Kanalları herzamanki gibi sadece zaman geçirmek adına bir şey yaparken diğer avrupa kanalları gerçekten bir şeyler öğretmek gerçekten eğlendirmek için yayın yapıyor bende CNBC-E deki dizileri izlemiyordum ama bir kaç bölüm izledikten sonra gerçekten bizim kanallarımızdan daha kaliteli ve eğlendirici olduğu fark ettim ve şuan bütün Türk kanalları son sıralarda iken yabancı kanalların işe yararlarını ilk sıralara koydum Mehmet Ali Erbil gibi şahsiyetleri el üstünde tutan yöneticiler oldukça bizim tv alışkanlığımız değişmez  birde onu izleyip gülenleride saymak lazım.
BaRNeY
12 Ekim 2006 21:06
Bu konuda bildiklerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz
Tabi bunun için yazarsanız giriş yapmalı, yazar değilseniz yazar olmalısınız.
© 2005, Bilişim Kulübü. (1046 ms)
Ne yapabilirsin: SubtitleClick ile İngilizceni Geliştir, Çınar Framework ile kod yaz, Eglencelik.org'ta biraz eğlen